Simli Resim

Cursors - Get this CursormyspaceMySpace LayoutsFriendster Layouts
Backgrounds From FreeGlitters.Com HOŞGELDİNİZ ZİYARET ETTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER - Blogcu



İstanbul'da sağanak yağış ve rüzgar...

8/9/2007

Küçükçekmece'de, etkili olan sağanak ve rüzgarın etkisiyle bir binanın çatısı uçması nedeniyle 2 otomobil hasar gördü.
      Özellikle gece saatlerinde etkili olan sağanak yağış nedeniyle bir çok evi ve iş yerini su bastı. Bu sabah saatlerinde ise trafiğe çıkan vatandaşlar yağış nedeniyle zor anlar yaşadı.
      İkitelli Ziya Gökalp Mahallesi Tuna Sokak'taki 5 katlı bir binanın çatısı, kent genelinde özellikle gece saatlerinde etkili olan sağanak yağış ve rüzgarın etkisiyle savruldu. Daha sonra, yakındaki Hanımeli Sokak'ta park halinde bulunan 2 otomobilin üzerine düşen çatı maddi hasara yol açtı.
      Olay sonrasında enerji hatlarının hasar görmesi nedeniyle, görevliler, her iki sokakta elektriği kestiler.
     
     ZEYTİNBURNU VE KADIKÖY’DEKİ İKİ AYRI KAZADA 3 KİŞİ ÖLDÜ

      İstanbul’daki iki ayrı trafik kazasında 3 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.
      AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Fenerbahçe yönüne giden, yelken sporcusu Gökhan Çiftçioğlu’nun kullandığı 34 VF 9026 plakalı motosiklet, E-5 Karayolu’nun Kadıköy’deki Hasanpaşa Köprüsü altında bariyerlere çarptı. Kazada, Çiftçioğlu ile yanındaki, soyadı belirlenemeyen "Maxi" adlı Rus uyruklu bir kişi olay yerinde öldü.
      Zeytinburnu’ndaki kazada ise Topkapı yönüne giden, kuryelik yaptığı belirtilen İbrahim Akbaba (23) yönetimindeki 34 CPM 80 plakalı otomobil, E-5 Karayolu Cevizlibağ mevkisinde bariyerlere çarptı.
      Çarpmanın etkisiyle parçalanan bariyerin demiri, aracın sağ kapısından girip, sürücü Akbaba’ya çarptıktan sonra diğer taraftan çıktı.
      Kaza sonucu, sıkıştığı araçtan itfaiye ekiplerince güçlükle çıkartılan Akbaba’nın olay yerinde öldüğü anlaşıldı. Aynı araçta bulunan ve yaralanan Engin Bahçeci (34) ise Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Nuh'un Gemisi'nde yer ayırtın

8/9/2007

Dünyamız, fosil yakıt bağımlılığından bitap düşmüş, yokuş aşağı iklim felaketine sürükleniyor. Greenpeace kendi eillerimizle yarattığımız yaklaşmakta olan felaketi hatırlatmak için

umudun ve uyarının işareti ve sembolü Nuh’un Gemisi’ni Ağrı Dağı’na inşa ediyor. Nuh’un Gemisi, iklim değişikliğini önleyecek çözümlere sahip çıkanların, çözümü talep eden ve sevdiklerine yaşanabilir bir dünya bırakmak isteyenlerin gemisi olacak!

Bu felaketten neyi kurtarmak isterdiniz?

Aileniz, arkadaşlarınız, evcil hayvanınız, hayal ettikleriniz? Felaketten kurtarmak istediklerinize Nuh’un Gemisi’nde yer ayırtın!
Yapmanız gereken şey hemen şimdi sevdiklerinizin resmini bize göndermek.

Gönderdiğiniz resimler Ağrı Dağı’ndaki Nuh’un Gemisi’ne yerleştirilecek ve orada ölümsüzleşecek.

Gelecek çocuklarımızın!
Çocuğunuzun da yaptığı resimle kampanyaya katılımını sağlayın. 

Küresel savaş başladı

8/9/2007

Önce Birleşmiş Milletler, sonra İngiliz Stern Komisyonu'nun hazırladığı raporlar, dünyanın felakete gittiğini gösterdi. Daha önce bu çağrıya "fenomen" diye burun kıvıran ülkeler şimdi küresel ısınma yla mücadele için program açıklıyor.

  Yarından sonra ( The Day After Tomorrow) adlı Hollywood filmi, küresel ısınmanın sebep olabileceği felaketin boyutlarını ortaya koyduğunda başta Amerika, Rusya, Çin gibi dünyayı en çok kirletenler olmak üzere birçok ülke bilim dünyasının çağrılarına kulak asmıyordu. Ancak BM tarafından hazırlanan iklim raporları felaketin boyutlarını gözler önüne serdi. Yeryüzündeki canlı türlerinin yüzde 50'sinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olması hükümetleri harekete geçmek zorunda bıraktı. İşte 2007 başından beri ülkelerin küresel ısınmata karşı attığı adımlar:

 

 

  • AVUSTRALYA : Dünyada ilk kez bir hükümet, geleneksel ampulleri yasaklayarak çevre dostu ampuller kullanılması kararını aldı. 2010 yılında Avustralya genelinde normal ampul kullanımı yasaklanıyor. Enerji dostu yeni nesil ampuller, standartlardan yüzde 66 daha az enerji harcıyor.
  • MEKSİKA: Hükümet, ülke genelinde 250 milyon ağaç dikilmesi kararı aldı. Çok fazla karbondioksit salan yaşlı otomobillerin trafiğe çıkması yasaklandı.
  • AVRUPA BİRLİĞİ: Otomobil üreticilerine küresel ısınma standartı getirildi. 2012'ye kadar üretilen otomobiller kilometrede 120 gramdan daha az karbondioksit salma şartı geldi. Ortalama bir jeep şehir içinde 10 kilometrede 3 kg karbondioksit gazını atmosfere salıyor. 94 model bir Ford Escort için bu oran 1.8 kg. Enerji tüketimini azaltmak için elektronik aletlerdeki "stand-by" konumunun kaldırılması fikri benimsendi. Cihazlarını fişten çekmek yeribe kumandadan kapatan Türk Ailesi yılda 5.2 YTL kaybediyor. Bu nedenle ayrıca çok büyük bir enerji kaynağını boşa harcamış oluyor.
  • İNGİLTERE: Blair hükümeti, görev süresinin dolmasına çok kısa bir süre kala "Yeşil Vergi" adı verilen bir proje için düğmeye bastı. Yeşil vergi, uçak yolculukları, ve 4x4 araçlar gibi doğa dostu olmayan ürünlere kullanılacak.
  • ENDONEZYA: 17 bin dolayında adacıktan oluşan lkede adaların yüzde 30'unun 2100 yılına kadar su altında kalması olasılığına karşı ülke tarihinde ilk kez adaların sayılmasına karar verildi.
  • JAPONYA: Hükümet, klima kullanımı nedeniyle enerji tüketiminin artması üzerine yaz aylarında tüm kamu çalışanlarının kravat takmasını yasakladı.
  • ABD: Uzaya güneş ışınlarını yansıtacak dev bir ayna yerleştirilmesi için hükümet proje başlattı.

Kuraklık Türkiye'yi Kavuruyor

8/9/2007

 

Hükümetin iklim değişikliği ve kuraklık konusundaki vurdumduymazlığının sembolü olan Tarım Bakanı Mehdi Eker’i istifaya davet ediyoruz! Türkiye, kar yağmayan, yağış miktarı iyice düşmüş bir kış mevsiminin ardından küresel ısınmanın en ağır etkilerini yaşamaya başlamışken,  İç Anadolu’daki göller bir bir kururken, kuraklık ve açlık kapımızdayken, Tarım Bakanı Mehdi Eker, sadece Türkiye’yi değil, bütün dünyayı tehdit eden küresel ısınma ve Türkiye tarımına olası etkileri konusunda 19 Ocak, 8 Şubat ve 6 Mart 2007’de durumun aciliyetinin farkında olmadığını kanıtlayan açıklamalar yapmıştı. Bakan Eker, “Türkiye’de tarımsal kuraklık tehlikesi, riski ve endişesi yok, piyasada da sezona yetecek kadar buğday ve mısır var” ve “Geçmişte de bu tür uzun süreli yağışsız dönemler yaşandı ama sonrası iyi oldu. Buna karşılık, mesela geçen yıl buğdayda çok iyi rekolte bekliyorduk. Ancak 25 Mayıs’tan sonra kavurucu sıcaklarda buğday kurudu, rekolte 21,5 milyon tondan  20 milyon tona düştü” gibi açıklamalarda bulunmuş ve Nisan ve Mayıs aylarında çok iyi yağışlar beklediklerini söylemişti.

Ne yazık ki dün, yani 13 Haziran itibariyle beklenen yağışlar gerçekleşmediği gibi birçok bölgemizden son derece endişe verici haberler gelmektedir. Ülkemizin buğday ambarı diye bilinen ve buğday üretimin %40’nı gerçekleştiren Konya’dan  Selçuklu Ziraat Odası Başkanı Faruk Çöklü, Konya Kapalı Havzası’nda  % 80’e varan rekolte kaybı olduğunu, Antalya Ziraat Odası Başkanı Halil Ordu ise Akdeniz bölgesinde rekoltenin %30-50 oranında düşeceğini açıklamıştır. Adana, Malatya, Denizli, Aydın ve Muğla’dan da benzer açıklamalar gelmektedir. Daha yaz ortasına gelmeden Devlet Su İşleri (DSİ) yetkilileri çiftçilere “Barajlarda su yok, ikinci ürünü ekmeyin” uyarısı yapıyor. Bazı bölgelerde barajlarda doluluk oranının %25’lere kadar düştüğü açıklanıyor. Tarım Bakanı Mehdi Eker’in önceki basın açıklamalarında yok dediği kuraklık afeti hem binlerce çifçimizin yaşamını felakete çevirecek, hem de buğday, mısır ve diğer hububat başta olmak üzere bir çok üründe çok ciddi verim düşüşlerine, bu da çok büyük oaranda ithalata ve enflasyon baskısına yol açacaktır.

Türkiye Yeşilleri olarak, seçime giderken halkın gerçek sorunlarına yönelik hiç bir çözüm önerisi üretmeyen, küresel ısınma ve tarım konusunda gerçekçi bir çözüm için en ufak bir çaba göstermeyen ve ülkemizin en yaşamsal sorunu olan gıda üretimindeki tehlikeli düşüşü gizlemeye çalışan AKP hükümetinin vurdumduymazlığı açıkça kanıtlanan Tarım Bakanı Mehdi Eker’i istifaya davet ediyoruz. Hükümetin seçime giden Meclis’te yapması gereken son iş  tarımsal kuraklığı afet yasası kapsamına almaktır.

umut buz dağlarında mı?

8/9/2007

Antarktika Okyanusu’nda son 10 yıldır yüksek sıcaklıklar nedeniyle buz kütleleri giderek daha sık ana karadan kopuyor. Bu da buz dağlarının sayılarında artış görüldüğü anlamına geliyor. Bu buz dağlarının çevreye ne gibi etkileri olduğu üzerine ilk kez bir araştırma yapıldı. Science dergisinde yayımlanan bu araştırmaya göre, aslında buz dağları çevre üzerinde olumlu bir rol oynuyorlar. Araştırmayı yürüten bilim adamları, buz dağlarının eridikleri sırada demir yönünden zengin bir madde saçtığını söylüyor. Bu madde deniz canlılarını kendisine çeken bir plankton türünün yetişmesini sağlıyor.Bilim adamları buz dağları üzerinde kuş, balık, yosun ve kril gruplarının yaşadığını tespit etti. Bu eko sistemler, özellikle de yosun ve kril, atmosferdeki karbondioksitin emilmesine büyük oranda yardımcı olabilir.

Çalışmanın baş yazarlarından Doktor Ken Smith, araştırmanın henüz ilk aşamalarında olduğunu söylüyor. Ancak buz dağlarının karbondioksit gazı üzerindeki etkisinin şüphe götürmez olduğunu ifade ediyor. Araştırmada yer alan bilim adamları, çalışmalarını iki büyük buz dağını inceleyerek tamamlamış.

İncelemeler, buz dağlarının hayli uzağında, deniz altında bir araç kullanılması süretiyle gerçekleştirilmiş.

Ve araştırmaları ışığında, bu buz dağlarının çevresinde üç kilometrelik alan boyunca kuşların ve deniz canlılarının biriktiği tespit edilmiş

« Önceki ::

Blogcu ile yapıldı